Diyez's profilesharpPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    July 31

    KARADENİZ KARASUN- Yazı Dizisi

    karadenizin eni
    enine koyun beni
    yarum karadeniz'e
    nasıl yol koysam seni

    karadeniz karasun
    daha kararmiyasun
    ayirdun sevenleri
    senda duramiyasun

    derenun kenarına
    alana bak alana
    bu dünya haram olsun
    seni benden alana
     
    Gerçekten kara mıdır bu deniz? Böyle bir sitemi, böyle bir bedduayı hak etmiş midir?  Nasıldır Karadeniz insanı? Dedikleri gibi çabuk parlar, çabuk da söner mi? Ne yerler, ne içerler? Nasıl yaşarlar? Haftasonlari ne yaparlar? Belki benim gibi iş icabı, belki Karadenizli bir sevgilinin nikahı, belki ÖSYS'de KATÜ puanı... Bir yıllık Karadeniz deneyiminden sonra, bir sebepten hiç görmediği Karadeniz'e yolu düşecekler için bir yazı dizisine başlamaya karar verdim...İşte Nişantaşı Kokoşları İçin 5 Derste Karadeniz Rehberi..!
     
    Karadeniz deyince akla herşeyden önce Karadeniz'in insanı gelmelidir. Karadeniz'in ikonu ne hamsisi, ne horonudur aslında. Karadeniz'in ikonu kesinlikle kendi insanıdır. Çünkü Karadenizliler başka bir yerin insanına gerçekten hiç mi hiç benzemezler. Karadenizli herşeyiyle farklıdır, ilk dakikada kendini belli eder. Ben Karadeniz'e yerleşmeden Karadenizlileri 100 insandan dinledimse, 100'ünün de gözümü korkutmaya çalıştıklarını düşünmüştüm. Yahu bu kadar mı zordur Karadeniz insanı? Bu kadar da olur mu, daha neler diye geçirmiştim içimden. Yaşayınca gördüm ki az bile demişler : ))
     
    Karadenizli;
    * Alıngandır. Sakın ama sakın toplu bir etkinlik düzenleyip birini davet etmeyi unutmayın. Aksi takdirde, sonsuza kadar kendinizi affettiremezsiniz.
    * Konservatif ve içine kapalı bir toplumdur. Dışardan geleni kabul etmez. Değil dışarıdan geleni birbirlerini bile kabul etmek konusunda zorlanırlar.
    * Toplumsal yaşam "Uzlaşmama Kültürü" üzerine kuruludur. Trabzonspor'un kuruluşu bile uzlaşmama üzerinedir. Trabzon'un en önde gelen 4 spor kulübünün birleşerek Trabzonspor adını alması yıllar sürmüş, sadece kulübün renklerinin ne olacağına bile iki senede karar verilmiştir.
    * Belki de dünyanın en ezilmemiş toplumudur. Herkes kendisinin efendisidir. O kim ki? en sıklıkla duyulan laflardan biridir. Bu nedenle Karadeniz'de hizmet sektörü hiç gelişmemiştir. Muhtemelen de asla gelişmeyecektir. Bir başkasına hizmet etmek, Karadeniz insanına terstir. Mağazalarda müşteri ile ilgilenilmez, restoranlarda iyi servis bulunmaz. 
    * Bir de söylendiği gibi gerçekten asabidir. Karadenizli karşısındakini dinlemeyi fazla sevmediğinden, yanlış anlama olasılığı çoktur. Ancak bugün birbirine en ağır laflar söyleyen iki insanı, bir müddet sonra Uzunsokak'ta yanyana yürüken görebilirsiniz.
     
    Dostluk ve Komşuluk
    Bütün bunların yanında, içi dışı birdir Karadenizlinin. Seni sevdi mi, sevmedi mi anında anlarsın.
    Sevmeyip de severmiş gibi yapmaz. Sinsilik ve riya yoktur Karadenizlide. Dosdoğru, yerel tabiri ile dikine insanlardır işte.
    Bir de dostluklar ve komşuluk. İstanbul'da görmediğim dostluğu ve komşuluğu Karadeniz'de yaşadığım için çok şanslıyım. Karadeniz'de çok sıkı, çok sağlam dostluklar kurdum. Ne zaman yolum düşse, habersiz tebersiz zillerini çalabileceğimi; ne zaman başım sıkışsa, saatli saatsiz arayabileceğimi bilirim.
     
    Belki Anadolu'nun pek çok yerinde hala daha sürdürülen komşuluk geleneği, Karadeniz'de de devam etmektedir. Apartmanda kapılar açıktır. Ramazanda hangi komşuna iftara gideceğine şaşırırsın. Hiçbir beklentileri olmadan sabahın köründe sırf benim için uyanıp, beni dualarla işe yolcu eden komşularımı nasıl unutabilirim.
     
    Lazlar
    Biz Nişantaşı kokoşları bütün Karadenizlileri Laz sanırız. Çünkü bütün Karadeniz fıkraları Lazın biri... diye başlar.
    Oysa ki Lazlar, Türkiye'de sayıca çok az kalmış, kendilerine ait bir kültürleri ve dilleri olan kendilerine münhasır özel bir topluluktur.
    Lazlar daha çok Rize'de Ardeşen, Pazar ve Fındıklı'da, Artvin'de ise Hopa ve Arhavi'de toplanmıştır.
    Ayrıca buralardan göç edip Sakarya'da Bolu ve Düzce'ye yerleşmiş Lazlar da vardır.
    Kesinlikle Türkçe'den çok farklı yapıya ve tınıya sahip Lazca'da yöreye göre değişkenlik gösteren farklı lehçeler ve şiveler var.
    Örneğin bir Ardeşenli, bir Hopa'lının konuştuğu Lazcayı anlayamayabiliyor.
    Hiç Lazca duymamışsanız ve merak ediyorsanız Volkan Konak, Kazım Koyuncu ve Gökhan Birben'in albümlerindeki Lazca şarkıları dinleyebilirsiniz.
    Son olarak belirtmek gerekli, Lazlar fıkralarda anlatılanın aksine son derece cesur, yürekli, zeki ve yetenekli insanlar.
    Yani neymiş Nişantaşlı kokoş arkadaşlar? Her Karadenizliye Laz demeyeceğiz.
     
    Karadeniz Karasun yazı dizimizin ilk bölümü burada sona eriyor. Karadeniz'de deniz, Karadeniz'de yeme içme, Karadeniz müziği, sosyal hayat, haftasonları, yaylalar, dağlar ve yaşanmış Karadeniz fıkraları sonraki bölümlerimizde...